16 Mayıs 2012 Çarşamba

Her xp kullanıcısının bilgisayarını ilk kez açtığında bu fotoğtaf çıkar. Peki ama neresidir orası? var mıdır öyle bir yer? Bu fotoğrafı çeken amerikalı fotoğrafçı Charles O'rear'dır. Charles bu fotoğrafı 1978 yılında napa country'de çekmiş, fotoğrafın adını bliss koymuş ve aynı yıl bu fotoğraf National Geographic'de yayınlanmıştır. Sonra Bill Gates bu fotoğrafı görmüş, Charles'le oldukça yüksek bir fiyatla anlaşmıştır. gerisini de hepimiz biliyoruz zaten.

Marlboro ilk kurulduğu yıllarda işleri kötüye gider. Philip Morris bir sürü boş Marlboro pakedini ezdirerek paketlere kullanılmış süsü verir. Bu paketler gece olunca uçak ile Amerika’nın üzerine atılmış. Bunun amacı insanları Marlboro’nun tüketildiğini göstermek bir şekilde satışa yönlendirmektir. İnsanlar sabah uyandıklarında her yanda bol Marlboro paketleri görürler ve bu kadar çok tüketildiğine göre iyi olduğunu düşünerek Marlboro’ya yönelirler. Marlboro şirketi o ay 5 katı satış arttırır.

GÜZEL BİR KISSADAN HİSSE OKUMAYA DEĞER ! 

YOLUMUZDAKİ ENGELLER 

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak?. 

Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. 

Sonunda bir köylü çıka geldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde. 

"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. 

Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. 

"Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır."

11 Mayıs 2012 Cuma

ÜVERCİNKA
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu

kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse

değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna

diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil


Cemal SÜREYA
                                                     



                Dışarda kar, odamız ılık
                gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
                 anlattın bana...

22 Nisan 2012 Pazar

Neden Blog

Biraz zorunluluktan biraz meraktan blog yazmaya başlıyoruz . Çoğu arkadaşım konu olarak bunu seçtiği için ; benim de ilk blogum bu olsun istedım. Daha güncel konu ve olaylarla yazmaya devam edeceğim .